Mantar bitki değilse nedir?
Doğa yürüyüşlerinde ayaklarımızın altında bitiveren, mutfağımızda enfes lezzetlere dönüşen ya da ağaç gövdelerinde gizemli şekillerde beliren mantarları ne kadar tanıyoruz? Çoğumuz onları yeşilliklerin arasında büyüdükleri için birer "bitki" olarak kabul etse de, biyoloji dünyası bu konuda çok net: Mantarlar bitki değildir. Hatta inanması güç ama, evrimsel olarak hayvanlara ve biz insanlara, bitkilere olduklarından çok daha yakındırlar!
Gelin, ne bitki ne de hayvan olan, kendilerine ait devasa bir krallıkta (Fungi Alemi) yaşayan bu gizemli canlıların dünyasına birlikte adım atalım.
Neden Bitki Değiller?
Yüzyıllar boyunca mantarlar, toprağa bağlı yaşadıkları ve hareket edemedikleri için bitkiler sınıfında incelendi. Ancak mikroskopların gelişmesi ve DNA analizleri, ezberleri tamamen bozdu. Mantarları bitkilerden ayıran en temel farklar şunlardır:
Fotosentez Yapmazlar
Bitkiler, güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretirler (ototrofturlar). Mantarların ise klorofili yoktur; yani fotosentez yapamazlar. Besinlerini tıpkı hayvanlar gibi dışarıdan hazır olarak almak zorundadırlar (heterotrofturlar).
Hücre Duvarları Farklıdır
Bir bitkinin hücre duvarı selülozdan oluşur. Oysa bir mantarın hücre duvarı kitin maddesinden yapılmıştır. Peki kitin başka nerede bulunur? Yengeçlerin, ıstakozların ve böceklerin o sert dış kabuklarında!
Hayvanlara Olan Şaşırtıcı Benzerlikleri
Mantarlar, beslenme şekilleri bakımından bitkilerden ziyade hayvanlara benzerler. Kendilerine has bir "sindirim" sistemleri vardır. Ancak yiyecekleri ağız yoluyla içlerine almak yerine, dışarıya özel enzimler salgılarlar. Çevredeki organik maddeleri bu enzimlerle dışarıda parçalar ve ardından besinleri hücreleriyle emerek bünyelerine katarlar.
Ayrıca, bitkiler fazla enerjiyi nişasta olarak depolarken; mantarlar tıpkı hayvanlar ve insanlar gibi glikojen olarak depolarlar.
